MUAMMMER YAŞAR
TÜRK SAĞLIK SEN ÜLKE GENELİNDE BEYAZ MELEKLERİN GÖZÜ KULAĞI OLMAYA DEVAM EDİYOR
SENDİKAL ZEMİNİ KİRLETMEDEN, KİRLENMEDEN İNANDIĞIMIZ DEĞERLER VE İLKELERİMİZDEN SAPMADAN “ŞANLI” MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ!
33 yıl önce; “Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız” diyerek, bir yandan vatan sevdasının, millet sevgisinin ve ekmek kavgası için çıktığımız bu kutlu yolda, kuruluş ilkelerimizden sapmadan, sendikal zemini kirletmeden, ahlak ve kanun ölçülerinde, Türklüğün ve Türk Devletinin vazgeçilmez değerlerinin, kırmızı çizgilerinin yılmaz savunucusu olarak emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Sendikacılığın; insan onurunu savunmak, emeğin hakkını aramak, emeğin ve dayanışmanın gücünü organize etmek olduğuna inanıyor, emeği en yüce değer olarak görüyoruz. Kurulduğumuz günden bugüne yukarıda ifade ettiğimiz ilkeler çerçevesinde, devlet, millet ve vatan sevdasını, memurumuzun sofrasındaki ekmeğini büyütme ve çoğaltma anlayışı ile mücadele verdik, vermeye de devam edeceğiz. Sendikaların karnesi; memurun hakkının arandığı meşru zeminlerin en önemlisi olarak gördüğümüz toplu sözleşme masalarındaki başarıları ve ilkeli duruşları ile değerlendirilir.
Sendikamız Türkiye Kamu Sen’in yetkili olduğu 2002-2011 yılları arasındaki toplu sözleşme kazanımları ile ortalama memur maaşı ile 2000 ABD Doları alınırken, bugün bu oran 1200 ABD Dolarına, 62 gram altın alınırken 12 grama, Gayrisafi Milli Hasıladan % 1,8 pay alınırken bugün 0,8’e, Merkezi Yönetim Bütçesinden % 25 ödenek alınırken bugün bu oran % 21’e düşmüştür.
Diğer yandan 7 dönem 14 yıllık yetki dönemlerinde memur maaşları ortalama % 60 gerilemiş, memur emekli maaşları % 50 geriye gitmiş, 2008 sonrası memuriyete başlayanlarda bu oran % 75’e ulaşmış, emeklilik memurlar için kabus halini almış, özellikle büyükşehir ve sahil bandındaki illerimizde görev yapan memurlarımızın maaşı kiralarını karşılayamaz hale gelmiş, memurlarımız bu illerimizden Anadolu’ya gitmek için geçici evlilikler dahi yapar hale gelmiştir.
Hal böyleyken, memur ve memur emeklilerimizin özlük haklarını, zorlaşan geçim şartlarını dile getirmesi, bu konuların mücadelesini vermesi gereken başta başarısız yetkili sendika ve diğer sendikal görünümlü yapılar, memuru rüşvetle hediye ile eşantiyon ile kandırma yolunu seçmiş, memurumuzun ve memur emeklilerinin geleceğini heba etmişlerdir.
Bütün bu olumsuz şartlara ragmen; gerçek sendikacılığın adresi Türkiye Kamu Sen’e gönül ve omuz veren yürekli ve cesur yüreklere teşekkür ederken, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte, emeğin hakkını, memurumuzun insanca yaşayabileceği bir maaş ve ücret mücadelemizi yükseltecek, kirlenen, kirletilen sendikal zeminde “Zibilde Açan Bir Gül ” kalmaya devam edeceğiz.
Türk Sağlık Sen olarak;
Ağustos 2025 ayında yapılacak toplu sözleşme başta olmak üzere, tüm meşru zeminlerde;
Ek zam ve refah payı verilmesi,
1 dereceye düşen memurlarımıza analarının ak sütü gibi helal olan 3600 ek göstergenin verilmesi,
Kamu personel rejiminin kanayan yarası, Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması, bu sınıfta yer alan kardeşlerimizin öğrenim durumlarına göre Genel İdare ve Teknik Hizmetler Sınıfına geçirilmesi,
Emekliliği memurlar için kabusa çeviren İlave ek Ödemenin memur emekli maaşlarına yansıtılması, 2008 öncesi sonrası ayrımının kaldırılması, Türkiye Kamu Sen tarafından hazırlanan ve kamuoyu ile paylaşılan “Türk Asrı ve Türkiye Yüzyılında Yeni Kamu Personel Rejimi” hedefleri içerisinde yer alan, Büyükşehirler başta olmak üzere, tüm illerde memurlarımıza kira yardımı yapılması. Çalışanlara ödenen ek ödeme vb. Tüm ücretlerinin emekli keseneğine tabi tutulması, Tüm çalışanlara emeklilerde ve işçilerde olduğu gibi, yılda iki defa dini bayramlarda Bayram ikramiyesi ödenmesi, Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının (istisnai kadrolar hariç) tüm kadrolar için belirli aralıklarla yapılmasının zorunlu hale getirilmesi. Personele ödenen fazla mesailerden Gelir Vergisi kesilmesi uygulamasına son verilmesi. Aylıklardan kesilen Gelir Vergisi’nin %15 oranında sabitlenmesi, Kamu çalışanlarının mevcut yıllık izinlerinin iş günü olarak düzenlenmesi, Türk memur sendikacılığının kurucusu ve okulu olan, Türk memuruna sendika hakkını Kazandıran şerefli bir davanın mensupları olarak diyoruz ki; Bizler, Türk Sağlık Sen ailesi olarak; Günü birlik çıkar ve menfaatleri değil, bir duruşu, bir inancı ve bir mücadeleyi yükselten, emeğin sancağını taşıyan, alın terini temsil eden bir büyük davanın neferleriyiz. “İlkesiz Güç Tükenir, Onurlu Duruş İz Bırakır” Ama bu da ancak; İLKE ile AHLAK ile ve
LİYAKAT ile mümkündür.
Eğer bir sendika gücünü yalnızca üyelik sayısından, eşantiyondan veya bir tarafa yakınlıktan alıyorsa; günü kurtarır ama geleceği kaybeder.
Asıl gerçek güç;
Şeffaflıktan,
Hesap verebilirlikten,
Ve haklı duruştan doğar!
BİZ VALİZ DAĞITAN DEĞİL, HAK ARAYAN BİR SENDİKAYIZ!
Biz eşantiyonla avutulan değil, adaletle büyüyen bir teşkilatız!
Ve bu itibarla soruyoruz:
Bir çanta, bir termos, bir bardak ile maaş adaletini sağlayabilecek misiniz?
Bir promosyon paketi ile liyakat eksikliğini örtebildiğinizi mi sanıyorsunuz?
Bize göre Hayır!
Biz biliyoruz ki;
Sendika, korkutarak değil; memura sahip çıkarak büyür.
Ve gerçek sendikal mücadele; sadece ücret değil, medeniyet meselesidir.
Bu haklı dava; çantayla değil, vicdanla taşınır.
İlkeli sendikacılık;
Bağımsızlıktır.
Adaletin teminatıdır.
Demokrasinin yapı taşıdır.
Emekten yana olmaktır.
Ve en önemlisi, liyakatle yönetilmek demektir.
Temsilci atarken ehil kadrolara bakarız.
Karar alırken üyemize danışırız.
Çünkü biz biliyoruz:
Şeffaf olmayan yerde güven, liyakat olmayan yerde adalet, ilke olmayan yerde gelecek olmaz.
Değerli dava ve mücadele arkadaşlarım,
Bugün buradan bir çağrıda bulunuyorum:
Eşantiyoncu anlayışı değil, hak arayan sendikacılığı büyütelim.
Sloganla değil, mücadeleyle var olalım.
Alkış için değil, adalet için konuşalım.
İlkesiz güç, bir gün tükenir.
Ahlaksız kazanım, bir gün mahcup eder.
Ama onurlu bir duruş, her daim iz bırakır.
Allah, bu yolda yürüyen samimi yürekleri doğruluktan ayırmasın.
Emeğin, vefanın, adaletin sancağını asla yere düşürmesin.
Ne Mutlu Türk Sağlık-Sen’li olana,

